Kira Hukuku
Kira Hukuku; kiraya veren ile kiracı arasındaki ilişkinin kurulmasından kira bedelinin belirlenmesine, kiralananın kullanımı ve korunmasından tahliyeye kadar birçok konuyu düzenleyen hukuk dalıdır.
Kira ilişkileri günlük hayatta çok sık karşılaşılsa da özellikle kira bedelinin artırılması, tahliye, ihtiyaç nedeniyle tahliye, temerrüt, kira sözleşmesinin sona ermesi ve depozito gibi konularda ciddi hukuki uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Kira ilişkilerinin temel hükümleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kira sözleşmesine ilişkin düzenlemelerinde yer almaktadır.
Kira Sözleşmesi Nedir?
Kira
sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte
yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da bunun karşılığında
kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Kira
sözleşmesi belirli veya belirsiz süreli olabilir.
Sözleşmenin
yazılı olması uygulamada ispat bakımından önemli olmakla birlikte kira
ilişkisinin hukuki niteliği somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Kiracının Temel Yükümlülükleri
Kiracının
başlıca yükümlülüklerinden biri kira bedelini zamanında ödemektir.
Bunun
yanında kiracının;
- kiralananı özenle kullanması,
- sözleşmeye uygun kullanması,
- kiralanana zarar vermemesi,
- sözleşmenin sona ermesi halinde
kiralananı iade etmesi
gibi
yükümlülükleri bulunmaktadır.
Kiraya Verenin Yükümlülükleri
Kiraya veren
de kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli şekilde teslim etmek ve
kira ilişkisi devam ettiği sürece kanundan doğan yükümlülüklerini yerine
getirmek zorundadır.
Kiralananın
önemli ayıpları veya kullanımı ciddi şekilde etkileyen sorunları bakımından
kiraya verenin sorumluluğu somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Kira Bedelinin Belirlenmesi
Kira
ilişkilerindeki en önemli uyuşmazlık konularından biri kira bedelidir.
Kira
bedelinin belirlenmesi bakımından;
- sözleşmede kararlaştırılan
artış oranı,
- yasal artış sınırları,
- sözleşmenin süresi,
- kira ilişkisinin beş yılı aşmış
olup olmadığı,
- emsal kira bedelleri,
- kiralananın durumu
gibi çeşitli
unsurlar önem taşır.
Özellikle
beş yıldan uzun süreli veya beş yıldan sonra yenilenen kira ilişkilerinde kira
bedelinin belirlenmesine ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.
Kira Tespit Davası
Kira
bedelinin mahkeme tarafından belirlenmesi amacıyla kira tespit davası açılması
mümkündür.
Ancak kira
tespit davasının hangi tarihten itibaren sonuç doğuracağı, dava açma zamanı ve
sözleşmedeki artış hükümleri önemli hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle
yalnızca "emsal kira ne kadar?" sorusuna bakılarak kira bedeli
belirlenemez.
Kiracının Tahliyesi
Kiracının
tahliyesi, kira ilişkisinin sona ermesinin en çok uyuşmazlık yaratan
alanlarından biridir.
Kiraya
verenin kiracıyı tahliye edebilmesi için kanunda öngörülen tahliye
sebeplerinden birinin bulunması gerekir.
Tahliye
nedenleri arasında somut olayın şartlarına göre;
- kira bedelinin ödenmemesi,
- temerrüt,
- kiraya verenin ihtiyacı,
- yeni malikin ihtiyacı,
- kiracının veya eşinin aynı
belediye sınırları içinde uygun konutunun bulunması,
- yeniden inşa veya esaslı
onarım,
- iki haklı ihtar,
- tahliye taahhüdü
gibi
nedenler gündeme gelebilir.
Her tahliye
sebebinin farklı şartları ve farklı süreleri bulunmaktadır.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya
verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunda belirtilen diğer kişiler
için gerçek, samimi ve zorunlu bir konut veya işyeri ihtiyacının bulunması
belirli şartlarla tahliye talebine dayanak olabilir.
Ancak
yalnızca "ev sahibinin ihtiyacı var" şeklindeki genel bir ifade
tahliye için her zaman yeterli değildir.
İhtiyacın
gerçekliği ve samimiyeti somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
Yeni Malikin Tahliye Hakkı
Kiralananın
el değiştirmesi halinde yeni malik ile kiracı arasındaki ilişki bakımından Türk
Borçlar Kanunu'nda özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Yeni malikin
ihtiyaç nedeniyle tahliye istemesi halinde kanunda öngörülen bildirim ve dava
sürelerine uyulması gerekir.
Bu nedenle
taşınmazın satın alınması tek başına kiracının hemen tahliye edilebileceği
anlamına gelmez.
Tahliye Taahhüdü
Kiracının
kiralananın belirli bir tarihte boşaltılacağını yazılı olarak üstlenmesi,
kanundaki koşulların oluşması halinde tahliye bakımından önemli sonuçlar
doğurabilir.
Ancak her
tahliye taahhüdünün geçerli olduğu kabul edilemez.
Taahhüdün ne
zaman verildiği, içeriği, imza durumu ve diğer koşulların birlikte
değerlendirilmesi gerekir.
Kira Borcunun Ödenmemesi
Kiracının
kira bedelini zamanında ödememesi halinde kiraya verenin çeşitli hukuki yolları
gündeme gelebilir.
Bunlar;
- kira alacağının talep edilmesi,
- icra takibi,
- şartları oluşmuşsa tahliye,
- dava yolları
olabilir.
Ancak kira
alacağının tahsili ile tahliye talebinin hukuki şartları aynı değildir.
Depozito
Güvence
bedeli olarak alınan depozitonun hangi şartlarda iade edileceği veya kiraya
veren tarafından hangi ölçüde mahsup edilebileceği sözleşme ve kanun hükümleri
çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kiralananın
olağan kullanımından kaynaklanan eskime ile kiracının verdiği gerçek zarar
birbirinden ayrılmalıdır.
Kira Sözleşmesinin Sona Ermesi
Belirli
süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi bakımından
özel hükümler bulunmaktadır.
Kiracının
bildirimde bulunmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden uzaması mümkündür.
Kiraya
verenin sözleşme süresinin sona ermesine dayanarak her durumda tahliye talep
edebilmesi ise mümkün değildir.
Bu konu kira
hukukunun en önemli özelliklerinden biridir.
Arabuluculuk
Kira
uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklar
bulunmaktadır.
Bu nedenle
dava açılmadan önce uyuşmazlığın türünün ve arabuluculuk şartının bulunup
bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.
Kira Hukukunda Süreler
Kira
hukukunda süreler büyük önem taşır.
İhtarların
ne zaman gönderileceği, davanın hangi tarihte açılabileceği, tahliye
taahhüdünün ne zaman kullanılacağı ve kira bedeli tespitinin hangi dönem için
sonuç doğuracağı hak kaybına yol açabilecek konulardır.
Bu nedenle
kira uyuşmazlıklarında yalnızca sözleşmenin incelenmesi yeterli olmayabilir;
kira ilişkisinin kronolojik geçmişinin de ortaya konulması gerekir.
Sonuç
Kira
Hukukunda aynı olay farklı tahliye veya kira bedeli sonuçlarına yol açabilir.
Bu nedenle
kira sözleşmesi, ödeme kayıtları, ihtarnameler, tebligatlar, önceki yazışmalar
ve tarafların davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle
tahliye ve kira bedeli uyuşmazlıklarında kanuni sürelerin kaçırılması önemli
hak kayıplarına neden olabileceğinden, uyuşmazlığın başlangıcından itibaren
hukuki sürecin dikkatli şekilde yürütülmesi gerekir.
Başlıca
hukuki kaynaklar:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında
Arabuluculuk Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanunu ve güncel Yargıtay içtihatları.