Tazminat Hukuku

Tüm hizmetler

Tazminat hukuku, hukuka aykırı bir fiil veya hukuken sorumluluk doğuran bir olay nedeniyle ortaya çıkan zararın giderilmesine ilişkin kuralları düzenler.

Bir kişinin trafik kazası nedeniyle yaralanması, iş kazası sonucunda çalışma gücünü kaybetmesi, bir yakınının ölümünden dolayı ekonomik desteğinden yoksun kalması veya kişilik haklarının ihlal edilmesi gibi birçok farklı durumda tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.

Ancak her zarar aynı şekilde hesaplanmaz ve her olayda aynı hukuki kurallar uygulanmaz.

Tazminat hukukunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için öncelikle sorumluluğun hukuki dayanağının, zararın türünün, kusur durumunun ve zarar ile olay arasındaki illiyet bağının belirlenmesi gerekir.

Özellikle bedensel zarar ve ölüm nedeniyle ortaya çıkan tazminat taleplerinde hukuki değerlendirme ile tıbbi ve aktüeryal hesaplamanın birbirinden ayrılması önem taşır.

Tazminat Sorumluluğunun Temel Unsurları

Bir olay nedeniyle tazminat talebinde bulunulabilmesi için somut olayın özelliklerine göre çeşitli hukuki unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Haksız fiil sorumluluğunda temel olarak;

  • hukuka aykırı bir fiil,
  • zarar,
  • kusur,
  • uygun illiyet bağı

üzerinde durulur.

Ancak her tazminat talebinin haksız fiil hükümlerine dayanması zorunlu değildir. Sözleşmeye aykırılık, işverenin sorumluluğu, araç işletenin sorumluluğu veya özel kanunlardan doğan sorumluluklar gibi farklı hukuki sebepler de söz konusu olabilir.

Bu nedenle “zarar meydana geldi, o halde tazminat ödenir” şeklindeki yaklaşım hukuken yeterli değildir.

Öncelikle kimin, hangi hukuki nedenle, hangi zarardan sorumlu olduğunun belirlenmesi gerekir.

Maddi Tazminat Nedir?

Maddi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen ekonomik kaybın giderilmesine yönelik taleptir.

Maddi zararın kapsamı olayın niteliğine göre değişebilir.

Örneğin bir trafik kazasında;

  • araçta meydana gelen zarar,
  • onarım giderleri,
  • ekonomik değer kaybı,
  • bedensel zarar nedeniyle oluşan ekonomik kayıplar

farklı zarar kalemleri olarak ortaya çıkabilir.

Bedensel zarar söz konusu olduğunda ise zarar yalnızca olay sonrasında yapılan hastane veya tedavi masraflarından ibaret olmayabilir.

Kişinin çalışma gücünde meydana gelen kayıp, geçici veya sürekli iş göremezlik ve somut olayın özelliklerine göre gelecekte ortaya çıkabilecek ekonomik kayıplar da değerlendirmeye dahil olabilir.

Manevi Tazminat Nedir?

Manevi tazminat, kişinin kişilik değerlerinde, beden bütünlüğünde veya hukuken korunan diğer manevi değerlerinde meydana gelen ihlal nedeniyle ortaya çıkan manevi zararın giderilmesine yönelik hukuki bir kurumdur.

Özellikle ağır bedensel yaralanma, ölüm veya kişilik haklarına yönelik saldırılarda manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Manevi tazminatın belirlenmesinde yalnızca maddi zararın miktarından hareket edilmez.

Olayın ağırlığı, tarafların durumları, meydana gelen ihlalin niteliği ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle manevi tazminatın matematiksel bir formülle otomatik olarak hesaplanması mümkün değildir.

Maluliyet Raporu Tazminat Miktarını Tek Başına Belirler mi?

Hayır. Maluliyet veya çalışma gücü kaybına ilişkin tıbbi değerlendirme, tazminat hesabının önemli unsurlarından biridir; ancak tek başına tazminat miktarını belirlemez.

Örneğin aynı oranda bedensel kayba sahip iki kişinin;

  • yaşı,
  • geliri,
  • mesleği,
  • olay tarihi,
  • kusur durumu

farklı olduğunda ekonomik zararlarının aynı olması beklenmez.

Bu nedenle “%X maluliyet = X TL tazminat” şeklinde genel bir hesaplama yaklaşımı hukuken doğru değildir.

Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler?

Trafik kazaları ve diğer haksız fiiller bakımından kusur, tazminat sorumluluğunun belirlenmesinde önemli unsurlardan biridir.

Ancak kusur oranı ile tazminat hesabı arasında her zaman basit bir matematiksel ilişki kurulamaz.

Öncelikle hukuken sorumlu olan kişilerin belirlenmesi, ardından her birinin sorumluluğunun kapsamının değerlendirilmesi gerekir.

Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile zararın ortaya çıkmasındaki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gereken durumlar olabilir.

Bu nedenle yalnızca kaza tespit tutanağındaki bir kusur oranına bakılarak tüm tazminat hesabının kesinleştiği sonucuna varılmamalıdır.

İlliyet Bağı Nedir?

İlliyet bağı, meydana gelen zarar ile sorumluluk doğuran olay arasındaki hukuki bağlantıyı ifade eder.

Bir olayın ardından ortaya çıkan her zarar, otomatik olarak o olayın hukuki sonucu kabul edilmez.

Örneğin bir kişinin daha önce mevcut olan bir sağlık sorunu ile kaza sonrasında ortaya çıkan sağlık problemi arasında bağlantı bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle özellikle bedensel zarar dosyalarında tıbbi belgeler, sağlık kurulu raporları ve gerektiğinde uzman görüşleri önem taşıyabilir.

Sigorta Şirketinin Sorumluluğu ile Haksız Fiil Sorumluluğu Aynı mıdır?

Her zaman değildir.

Trafik kazalarında zarar gören kişinin;

  • kazaya neden olan sürücüye,
  • işletene,
  • sigorta şirketine

karşı sahip olabileceği hakların hukuki dayanakları ve kapsamları farklı olabilir.

Sigorta şirketinin sorumluluğu, ilgili sigorta sözleşmesi ve sigorta mevzuatı çerçevesinde değerlendirilirken; sürücü veya işleten bakımından farklı sorumluluk hükümleri uygulanabilir.

Bu nedenle “sigorta şirketi tüm zarardan sorumludur” veya “sürücü tüm zararı öder” şeklindeki genel ifadeler yerine, her bir sorumlunun hukuki konumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Tazminat Hesabında Hangi Belgeler Önemlidir?

Tazminat uyuşmazlığının niteliğine göre değişmekle birlikte aşağıdaki belgeler önemli deliller arasında yer alabilir:

  • kaza tespit tutanağı,
  • soruşturma dosyası,
  • kusur raporları,
  • sağlık raporları,
  • hastane kayıtları,
  • epikriz belgeleri,
  • maluliyet raporları,
  • gelir belgeleri,
  • SGK kayıtları,
  • işyeri kayıtları,
  • tedavi ve ilaç giderlerine ilişkin belgeler,
  • ölüm halinde nüfus ve aile kayıtları,
  • destek ilişkisini gösteren belgeler,
  • sigorta poliçesi,
  • sigorta şirketi yazışmaları,
  • ödeme belgeleri,
  • bilirkişi ve aktüerya raporları.

Ancak bir belgenin dosyada bulunması tek başına yeterli değildir.

Belgenin hangi vakıayı ispatladığı ve diğer delillerle birlikte nasıl değerlendirilmesi gerektiği de önem taşır.

Bilirkişi ve Aktüerya Raporları Kesin midir?

Hayır.

Bilirkişi raporu, teknik veya özel bilgi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olmak amacıyla hazırlanır.

Tazminat dosyalarında özellikle aktüeryal hesaplamalar teknik nitelik taşıyabilir.

Ancak bir raporun varlığı, içeriğindeki her kabulün hukuken doğru olduğu anlamına gelmez.

Raporda;

  • kullanılan gelir,
  • çalışma süresi,
  • kusur oranı,
  • maluliyet oranı,
  • hesap yöntemi,
  • yaşam ve çalışma varsayımları,
  • indirim veya artırım unsurları

gibi temel kabullerin somut olaya ve uygulanacak hukuka uygun olup olmadığı incelenmelidir.

Bu nedenle tazminat dosyalarında yalnızca “sonuç kaç TL?” sorusu değil, “bu sonuç hangi kabullerle hesaplandı?” sorusu da önemlidir.

Tazminat Davalarında Zamanaşımı

Tazminat taleplerinde zamanaşımı, uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre belirlenir.

Haksız fiilden doğan talepler bakımından Türk Borçlar Kanunu'nda özel düzenlemeler bulunmakla birlikte, trafik kazaları, iş kazaları, ölüm ve bedensel zararlar bakımından uygulanabilecek özel hükümler de dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle “tazminat davalarında zamanaşımı şu kadardır” şeklinde bütün uyuşmazlıklara uygulanabilecek tek bir süre vermek doğru değildir.

Özellikle olayın tarihi, zararın niteliği, ceza hukuku bakımından olayın niteliği ve uygulanabilecek özel kanun hükümleri birlikte incelenmelidir.

Zamanaşımı bakımından değerlendirme yapılırken olayın gerçekleştiği tarih ile talebin hukuki dayanağı birlikte ele alınmalıdır.

Tazminat Davalarında Arabuluculuk

Tazminat uyuşmazlıklarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların hukuki sıfatlarına göre değişebilir.

Özellikle ticari, tüketici ve iş uyuşmazlıkları bakımından farklı dava şartı arabuluculuk düzenlemeleri bulunduğundan, her tazminat talebi için tek bir usul kuralından söz etmek mümkün değildir.

Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın;

  • tüketici uyuşmazlığı,
  • iş uyuşmazlığı,
  • ticari uyuşmazlık,
  • haksız fiil uyuşmazlığı

olup olmadığı ve buna bağlı olarak dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı belirlenmelidir.

Tazminat Davalarında Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi, uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve tarafların sıfatına göre değişebilir.

Trafik kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda dahi sigorta şirketinin davada taraf olup olmaması, uyuşmazlığın niteliği ve diğer tarafların hukuki sıfatları görev ve usul bakımından önem taşıyabilir.

Bu nedenle “trafik kazası tazminat davası her zaman şu mahkemede açılır” şeklinde genel bir ifade kullanılması doğru değildir.

Somut olayın tarafları ve hukuki dayanağı incelenerek görev ve yetki kurallarının belirlenmesi gerekir.

Tazminat Uyuşmazlıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tazminat talebi ortaya çıktığında;

  1. olayın nasıl gerçekleştiği,
  2. zararın hangi tarihte meydana geldiği,
  3. zararın niteliği,
  4. sorumluluğun hukuki dayanağı,
  5. kusur durumu,
  6. illiyet bağı,
  7. mevcut deliller,
  8. varsa sigorta teminatı,
  9. uygulanacak süre ve zamanaşımı hükümleri,
  10. başvurulması gereken hukuki yol

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle bedensel zarar içeren olaylarda tıbbi belgelerin ve raporların korunması, gelir ve çalışma durumunu gösteren belgelerin temin edilmesi ve olayla ilgili resmi kayıtların saklanması önemlidir.

Sık Sorulan Sorular

Trafik kazasında yaralanan kişi tazminat talep edebilir mi?

Kazanın koşullarına, kusur durumuna ve ortaya çıkan zararın niteliğine göre maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Maluliyet oranı tazminat miktarını belirler mi?

Maluliyet veya çalışma gücü kaybı oranı önemli bir veri olmakla birlikte, tek başına tazminat miktarını belirlemez. Yaş, gelir, meslek, kusur ve diğer hesaplama unsurları da dikkate alınır.

Trafik kazasında ölen kişinin yakınları tazminat alabilir mi?

Somut olayda destek ilişkisinin bulunması ve diğer hukuki şartların gerçekleşmesi halinde destekten yoksun kalma tazminatı gündeme gelebilir. Mirasçılık ile destekten yoksun kalma hakkı birbirinden farklı hukuki kavramlardır.

Tazminat davasında bilirkişi raporu kesin midir?

Hayır. Bilirkişi raporunun dayandığı veriler, yöntem ve hukuki kabuller ayrıca değerlendirilebilir.

Manevi tazminat nasıl hesaplanır?

Manevi tazminat için maddi zarar hesabındaki gibi tek bir matematiksel formül bulunmamaktadır. Olayın niteliği, zararın ağırlığı ve somut olayın koşulları birlikte değerlendirilir.

Sigorta şirketinden ödeme alınması tazminat hakkını tamamen sona erdirir mi?

Ödemenin kapsamına, niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre değerlendirme yapılması gerekir. Yapılan ödemenin hangi zarar kalemlerini karşıladığı ve hukuki sonuçları ayrıca incelenmelidir.

Sonuç

Tazminat hukukunda temel mesele yalnızca “ne kadar para alınabileceği” değildir.

Öncelikle sorumluluğun hukuki dayanağının, zararın niteliğinin, kusur durumunun ve illiyet bağının doğru şekilde ortaya konulması gerekir. Bunun ardından zarar kalemlerinin hukuka uygun biçimde belirlenmesi ve gerektiğinde teknik hesaplamaların yapılması söz konusu olur.

Özellikle trafik kazaları ve iş kazaları sonucunda ortaya çıkan bedensel zararlar bakımından tıbbi değerlendirme, hukuki sorumluluk ve aktüeryal hesaplama birbirinden farklı aşamalardır.

Bir tazminat dosyasının sağlıklı biçimde değerlendirilmesi için bu üç alanın birbirine karıştırılmadan, ancak birbiriyle bağlantılı şekilde ele alınması gerekir.

Tazminat hukukunda doğru sonuca ulaşabilmek; yalnızca bir oran veya hesaplama sonucuna değil, olayın bütününün, delillerin, uygulanacak mevzuatın ve güncel yargısal uygulamanın birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.

Başlıca hukuki kaynaklar:
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu • ilgili özel mevzuat ve güncel yargı kararları.

Güncellik notu: Tazminat hesaplama yöntemleri, usul hükümleri, parasal sınırlar ve yargısal uygulamalar zaman içinde değişebileceğinden, somut uyuşmazlık bakımından olay tarihindeki ve başvuru tarihindeki yürürlükte bulunan mevzuat ile güncel yargı uygulamasının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.